Daha düne kadar; “Her fabrika kaledir” söylemi ve dönemi;
“her fabrika ve büyük işletme batarak KONKORDATO alıyor dönemine” dönüştü.
Tekstil ve madencilik sektöründe başlayan batış hikayeleri tüm sektörlere sıçradı.
Ama her nedense Ulusal Tv ve gazeteler bu ekonomik krizi, batan iş insanlarımızı ve dağ gibi büyüyen işsiz ordusunu konuşmuyor.
Varsa yoksa CHP ve kendilerine muhalif isimleri konuşuyorlar, başka da konuları yok.
Ülke ekonomisi batıyor, Tv ve gazeteler lay lay lom ile milleti oyalıyor.
Bu durum Almanya’da Dr. Paul Joseph Goebbels, 1933-1945 yılları arasında Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı yapmış Alman politikacı ve Nazi Almanyası'nın ikinci şansölyesi döneminde de yaşanmıştı.
Goebbeels, Adolf Hitler'in en yakın arkadaşlarından biri ve en sadık yandaşıydı ve medyayı öyle yanlış kullanıyordu ki;
Rus tankları Almanya’ya girene kadar halk kendi ordusunun dünyayı fetettiğini zannediyordu.
Oysa Almanya, Berlin ve Bon başkentleri oluşturularak ikiye bölündüğünde halk uyanmıştı ama iş işten geçmişti.
Bugün gazetecilik ile alakası olmayan zatları baş köşeye oturtmuşlar, şarkıcıların, artistlerin nasıl pudra şekeri çektiğini, nasıl seks yaptığını, nasıl kumar oynadığını konuşup “cambaza bak” diyorlar.
Adamların özel hayatından bize ne?
Siz ülkede on binlerce uyuştucu içenden önce yüzlerce uyuştucu satıcısını ve onlarca uyuşturucu kaçakçısı baronu yakalayabiliyor musunuz ondan haber verin.
Şimdi soruyorum;
Ekonominin battığı bu dönemde batan iş insanlarına günah değil mi?
İş insanları kadar kapanan fabrikalar nedeniyle aç ve açıkta kalan işçilerin ızdırabı hiç mi içinizi acıtmıyor?
Her fabrika kalemiz diyordunuz, hani ne oldu?


